Language: TÜRKÇE

Sıkça Sorulan Sorular

Kullandığımız dolgu maddelerinin %90’ı hyalüronik asit dediğimiz, zaten cildimizde kolajenin ana maddesi olan bir maddedir.

Dışarda laboratuar ortamında elde edilmektedir. Son derece güvenli uluslararası onamları olan materyallerdir. .

Göz çevrenizdeki morlukların tedavisinde, ilk adım doğru doktorla buluşmakdır. Göz etrafı morluğunuzun tipi muayene sonunda,
analiz edilir ve isabetli tedavi verilirse ciddi memnuniyet sağlanır.

Çünkü;

  • Bazı morluklar bir seans dolgu uygulamasıyla iyileşebilir.
  • Bazı morluklar dolgu öncesi lazer, peeling, ince dolgu uygulamalarına da ihtiyaç duyar ki bunların işi biraz daha uzar.
  • Bazı morlukların sebebi, hastamızın başka bir hastalığına bağlanabilir, o hastalık tedavisiyle yol alınır.
  • Sonuçta; eskisine göre sizi mutlu edecek bir yol vardır. Bu yolu göstermek ve size yardımcı olmak bizim görevimiz…
  •  Güneşten koruyucu (güneş hasarına karşı oldukça dayanıksızdırlar) mutlaka kullanılmalı.
  •  Pigment arttırıcı kremler.
  •  Lokal kortikosteroidler.
  •  Takroşimus, pimecrolimus iceren kremler.
  •  PUVA.
  •  Dar band UVB.
  •  Kamuflaj.
  •  Cerrahi.
  •  Kök hücre tedavisi.

Kalıcı dolgu kullanımı geri dönüşü olmayan bir uygulama olduğu için neredeyse bırakılmıştır.

Biz FDA tarafından onaylı , hyalüronik asitten oluşan son derece güvenli, ciltle uyumlu geçici materyal kullanıyoruz. Geçici dolgularda geriye dönüş kolaydır ya da herhangi bir karar değişikliğinde dolgunun eritici materyali de vardır. Oysaki kalıcı maddeler de böyle bir şansınız yoktur, cerrahi operasyonla çırarılması durumu gelişir ki bu da ayrı bir sorun yaratabilir.

Geçici dolguların etki süresi konulduğu alana göre değişir. Örneğin dudak gibi sürekli hareketli bir bölgede 6-8 ay, gözaltında en az 1yıl, yanakta 8-12 ay arasında değişmektedir. Dolgu zamanla erise bile, dolgunun yukarıda bahsedilen tamir edici etkisinden dolayı hasta hiçbir zaman başa dönmezmutlaka daha iyi görünür.

  •  Leke.
  •  Aktif sivilce varlığında (kimyasal peeling)
  •  Sivilce ve sivilce izleri.
  •  Deriyi gençleştirmek(ince çizgileri gidermek, nemlendirmek amacıyla.
  •  Gözenek genişliği tedavisinde.
  •  Yaşlılık lekelerinde (Eldeki ve yüzdeki)

Akne izleri genelde ağır aknesi olup tedavisiz kalanlarda, aknesini sürekli darbeleyenlerde enfeksiyonun derinlere inip hasar oluşturması neticesinde oluşmaktadır. Bazen de tedaviye rağmen iz kalabilmektedir. Tedavide; akne ve akne izi beraberse hem akne, hem de iz tedavisi beraber başlanabilir.
Akne izi tedavisinde kullanılan başlıca tedaviler ;

  •  Peelingler.
  •  Dermaterapi (dermaroller)
  •  Fraksiyonel lazerler
  •  Leke lazer tedavisi
  •  PRP

Bu tedaviler hastaya göre kendi arasında kombine edilebilmektedir.Tedavi bir dermatolog hekim tarafından yürütülmeli, hekimin uyarılarına uyulmalıdır.

Bende görülen değişiklikleri 20–60 kat daha büyüterek çıplak gözle görünmeyen özelliklerin görünmesini sağlayan bir deri mikroskobudur. Elde edilen görüntülerin fotoğrafı çekilerek kaydedilir. Böylece ilk görüntünün, bir sonraki kontrolde elde edilecek görüntülerle karşılaştırma olanağı sağlanır. Bilgisayarlı dermoskop bende izlenen şüpheli değişiklikleri matematiksel olarak hesaplayarak kanser riskini gösteren sayısal bir değerde oluşturur. Ayrıca dijital dermoskopla sadece ben muayenesi yapılmayıp, diğer cilt kanserlerinin taraması da yapılabilmektedir.

  •  18 yaş üzeri kadın, erkek her bireye yapılır.
  •  12 yaş üstü kıllanma psikolojik durumunu bozacak düzeyde ise, Dr. nedenini araştırırken, diğer taraftan  da lazer epilasyon yapılabilir.
  •  Batık tüy tedavisinde.
  •  Organ transplantasyon hastaları gibi tüylenme yan etkisi olan ilaç kullanan hastalar.
  •  Meme (özellikle gelişme çağındaki kızlarda ve gebelerde olur)
  •  Karın
  •  Basen
  •  Sırt (büyüme gelişme döneminde)
  •  Kalça, diz arkaları

Akne tedavisine başlanmadan önce hastanın sistemik bir rahatsızlığının olup olmadığı, hormonal problemleri, ilaç kullanımları sorgulanır ve tetkikleri yapılır. Tespit edilen soruna göre öncelik altta yatan probleme yönelik tedavidir, eğer hiçbir problem yoksa; uygun ve uzun süreli tedavi ve takiplerle her hastada mutlaka başarı sağlanır.

Hafif aknelerde uygun temizleyicilerle yıkama, cilt bakımı, peeling ve sadece lokal tedavilerle başarı sağlanabilir. Orta dereceli dediğimiz iltihaplı sivilcelerin de olaya eşlik ettiği durumda; cilt bakımı, temizleyiciler peelingler, ağızdan akneye etkili ilaçlar ve lokal kremler önerilir.
Ağır akne denilen; hem iltihaplı hem de kistik lezyonların olduğu tipte ise ağızdan A vitamini asiti tabletleri, kremler, cilt bakımı, temizleyiciler, peelingler, lazer tedavileri,  Plexr tedavisi yapılabilir.

Bu tedaviler hastaya göre kendi arasında kombine edilebilmektedir. Sonuç olarak; akne uzun soluklu tedavi gerektiren bir hastalıktır. Dolayısıyla hastalarımızın sabırlı olmasında fayda var. Tedavi bir Dermatolog tarafından yürütülmeli, hekimin uyarılarına uyulmalıdır.

Muayenehane koşullarında genel anestezi gerektirmeden rahatlıkla yapılabilecek bir işlemdir. İşlem öncesi hastanın yüzü lokal anstezik kremle uyuşturulur, ardından en konforlu haliyle uygulama yapılır.

30-65 Yaş arası yüzde sarkma problemi olan kadın erkek herkese yapılabilir.

Ayrıca :

  •  Göz kapağı düşüklüğü olan,
  •  Boyunda sarkma ve kırışıklık olan,
  •  Yanak ve orta yüz düşüklüğü olan ,
  •  Yüz ve çene kontürü ihtiyacı olan ,
  •  Ciltte genel iyileşmeye ve bir ton renk açıklığına ihtiyaç duyan
  •  Göz altı morluğu olan ve
  •  Göz altı cizgilerinden şikayetçi olan hastalarımıza da yapılabilir.

Birçok ben uzun yıllar içerisinde çeşitli değişimler gösterebilir. Ergenlikte, gebelikte, güneş sonrasında renkleri koyulaşabilir ya da sayıları artabilir. Dikkat edilecek nokta, bu değişimlerin belirli şartlar altında yada uzun yılar içerisinde yavaş yavaş oluştuğudur. Benler de ortaya çıkan ani değişimler (Renk Değişikliği, Kanama, Kaşınma, Büyüme) önemlidir, mutlaka bir dermatolog tarafından değerlendirilmelidir.

  •  Bacak derin damarlarında tıkanıklık da eşlik ediyorsa.
  •  Tedaviden sonraki 7 -10 günü ayakta ve spor yaparak geçirmişse.
  •  Burun kan akımı fazla ise.
  •  Dövme silme.
  •  Leke silme.
  •  Çil tedavisi.
  •  Gözenek genişliği.
  •  İnce çizgi tedavisinde.
  •  Güneş ve yaşlılık tedavisinde.
  •  Tüy sarartma.
  •  Sivilce tedavisi.
  •  Yağlı cilt tedavisi.
  •  Uygulamadan sonra verilen kremler kullanılmalıdır.
  •  İşlem yapılan alana 12 saat süresince su değdirilmemelidir.
  •  Üç hafta süresince güneş ışığı ve solaryumdan uzak durulmalıdır.
  •  En az 30 faktör güneşten koruyucu günde 3 kez sürülmelidir.
  •  Yüzde genellikle açık tenli bireylerde; Genetik yatkınlık, güneş hasarı, romatizmal hastalıklar, alkol, rozasea, ilaç kullanımı( östrojen, kortizon, ca kanal blokeri ) sonucu gelişmektedir.
  •  Bacaklarda; genetik zemin, fazla ayakta durma, oturma, gebelik sonucu oluşur.
  • Altın İğne (İğneli Radyofrekans)
  • Mezoterapi
  • Peeling
  • Dermaroler
  • PRP

Botox uygulaması bilindiği üzere alın , kaş arası ve göz çevresindeki kaz ayakları diye bilinen alana uygulanmasıyla geçici olarak kasların faaliyetini belli ölçüde azaltarak kırışıklıklarınızdan sizi kurtarırken aydınlanmış bir yüze sahip olursunuz.  Ortalama 4-6 etkinliği süren Botox uygulaması sayesinde bu süre zarfında kırışamaz yaşlanamazsınız. Dolayısıyla mimiklere bağlı kırışıklıklarınız kalıcı kırıklara dönüşmeden ne kadar başlarsanız o kadar kalıcı güzellik elde edersiniz. Geleceğe yatırım da diyebiliriz.

Botox uygulaması ile mimik çizgilerinizden geçici olarak kurtulur ve aydınlanırsınız. Bu süreçte daha aydınlık ve kırışıklıklardan arınmış görünürken 4-6 ay kadar da mimiklerinizi belli oranda kullanamayacağınız için yaşlanmayı kırışmayı da geciktirmiş olursunuz.

Bu sürecin sonunda kaslarınız yeniden kaldığı yerden kasılmaya başlar. Botoxun hiçbir kalıcı etkisi yoktur. Etki geçtikten sonra tek şikayet Botoxun verdiği güzel görünümü aramak olabilir. Belli aralıkla tekrarlamanızda hiçbir sakınca yoktur. Detayları Dermatolog muayenesiyle danışınız.

BİZE ULAŞIN!